VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konulu makalemizi siz değerli okurlarımız için derledik. VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı hakkında detaylı bilgi almak için okumaya devam edebilirsiniz!
1-) Bilindiği üzere 08/04/2022 tarihinde VUK Madde 359’da değişiklikler yapılmıştır. Yapılan Değişikliklerden sonra somut olaya uygulanması gereken temel ceza tayini ve devamı aşağıdaki şekildedir; 213 sayılı VUK Md. 359/b uyarınca; Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı diğer maddesi ise aşağıda yer aldığı gibidir:
2-) 213 sayılı VUK’ da; 08/04/2022 tarihinde yapılan değişiklikler sonucunda ç bendi eklemeleri yapılmıştır. Bu değişiklikle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ve Yargıtay Genel Kurulu kararlarıyla desteklenen ancak büyük mağduriyetlere yol açan her takvim yılı için ayrı ayrı ceza verilmesi uygulamasının önüne geçilmiştir. Şöyle ki;
- 213 sayılı VUK Madde 359/ç-6 ’’Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.’’ Hükmü açıktır. Bu madde VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda büyük bir önem taşır.
- Hal böyle olunca TCK 43’ün açıklanması gerekmektedir. TCK Madde 43 ‘’Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.’’
3-) Hal böyle olunca atılı suçtan yargılananların lehe kanun uygulaması gereği geçici madde 34 son uyarınca; Geçici Madde 34
– Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin zıyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.
– Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.
– Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir.
– Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.
– 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.
Görüldüğü üzere devletin uğradığı zararın giderilmesi halinde de sair yapılandırma kanunlarında da olduğu gibi açılan vergi davalarından feragat edilmesi gerektiği de belirtilmiştir. (Ancak kanunu yayınlandığı tarihte yürürlükte olan dosyalar için uygulanacağı da önemle belirtilmelidir.) Ancak her ne kadar feragat şartı koşul olarak ileri sürülmüş olsa da etkin pişmanlık hükümlerinin de ceza miktarında ciddi indirimlere sebep olacağı ortadadır.
Ayrıca tarh edilen vergiyi takiben vergi cezası tatbik edilmemişse de verilecek olan ceza da ciddi bir indirimde öngörülmüştür. VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda ki görüşlerimiz ise aşağıda yer alan başlıkta detaylı bir şekilde derlenmiştir.

VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı Konusu ile İlgili Görüşlerimiz
Vergi kaçakçılığı suçlarının cezası, suçun niteliğine göre hapis cezasının üst sınırı 3 yıl yerine 5 yıl ve 5 yıl yerine de 8 yıl olarak düzenlenmiştir. Böylece; vergi suçuna yönelik hapis cezalarının alt sınırlarının aynı tutulduğu, üst sınırlarının artırıldığı, farklı takvim yılı veya dönemlerde tek bir suçtan artırılmış ceza tatbikini mümkün kılan zincirleme/müteselsil suç uygulamasına geçildiği, vicdana ve hakkaniyete aykırılığı ileri sürülen her takvim yılı veya vergi döneminde cezalandırmanın önüne geçileceği anlaşılmaktadır. Yani çifte cezalandırma yasağı ve zincirleme suç hükümleri arasındaki tutarsızlık giderilmiştir.
VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı, detaylı maddeler için okumaya devam edebilirsiniz.
Aynı şekilde ç bendi ile eklenen 5 maddenin tamamı ceza miktarlarında indirim ihtiva etmektedir. Uygulamada karşılaşılan ciddi cezaların önüne geçilmiş olacaktır. Yapılan değişikliklerle, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi ve daha az ceza alabilmesinin mümkün olduğu durumlar ihdas olmuştur. Gerçekten de mezkur değişiklikler; yargılaması devam eden VUK 359 mağdurları olarak nitelendirilen kişilerin dosyaları hakkında, gerek yargılama gerekse infaz aşamalarında uygulanabilecek lehe kanun olarak değerlendirilmelidir.
VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunun ne denli önemli olduğunun farkındayız. Bu bağlamda her bilginin sizlere aktarımı oldukça önemlidir. Anbe Hukuk olarak VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı noktasında yer alan her bilgiyi en yalın haliyle aktarmaktayız.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİMİZ

VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda somut olaya ilişkin görüşlerimiz aşağıdaki gibidir:
2017,2018,2019,2020 yıllarına ilişkin olarak SBK incelemesini takiben Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmiş bir iddianamenin varlığı halinde ya da kanundan değişikliklerinden önce tanzim edilen vergi suçu raporuna istinaden kabul edilen bir iddianamenin varlığı halinde; fark etmeksizin tatbik edileceğini düşündüğümüz ve dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıdaki gibidir;
- Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanılmadığı takdirde; [Davalardan feragat edilmesi, uğratıldığı iddia edilen zararın ödenmesi vb. (’’ Bu maddede yazılı fiillerle verginin zıyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. ) hükmünden faydalanılmadığı halde‘’]
- İnceleme sonucu tarh edilen vergilerin yanında vergi cezalarının da tatbik edilmesi halinde; Uygulamada neredeyse tamamen vergi asılları ile birlikte ceza tatbiki söz konusudur, (‘’Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir’’)hükmünden faydalanılmadığı halde]
1-) Zincirleme hükümlerin uygulanması bilindiği üzere birden fazla takvim yılı için iddianame tanzim edilmesi halinde geçerli olan hallerde söz konusu olmaktadır. Ancak somut olayda 4 takvim yılı mevcuttur. Zaten incelenebilir olan takvim yılı sayısı en fazla 5 tir. Bu sebeple temel ceza tayinine giderken alt sınırdan uzaklaşılması kuvvetle muhtemeldir.
2-) Ayrıca sahte olduğu iddia edilen belgelerin miktarları bilinmemektedir. Ancak 4 takvim yılına ilişkin olarak inceleme söz konusu olduğundan; kullanıldığı iddia edilen sahte belgelerin sayısı oldukça fazla olduğu kanaatindeyiz. Bu sebeple TCK 43 uygulamasının da alt sınırdan uzaklaşılarak verileceği kanaatindeyiz.
3-) Sanık hakkında; kasten işlenen bir suçtan dolayı verilmiş bir ceza veya HAGB kararı var ise TCK 62 uyarınca 1/6 indirim uygulanmayacaktır. Sanığın adli sicil kaydının temiz olması halinde ise 1/6 indirim kullanılacaktır.
- Sair hususlar yargılama esnasında ortaya çıkacak olup vergi inceleme raporuna karşı ayrı bir savunma yapılması ve temel cezanın en alt sınıra indirilmesi için her takvim yılına ilişkin olarak savunma yapılması gerekmektedir.
- Tanık, karşıt incelemeler, VTR hakkında uzman görüşü, belgelerin ilk bakışta sahte olup olmadığının anlaşıldığı hususlarının tespiti, gerekirse bilirkişi incelmesi vb. gibi lehe olan delillerin sırasıyla ve itina ile tespiti şarttır.
VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda ise tüm detayları analiz ederek net bir görüş belirtmek gerekirse aşağıda yer alan başlık incelenmelidir. İncelemeler sonrasında VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı noktasında bilgi erişimini sağlamış olursunuz.
SONUÇ OLARAK :
En az verilecek ceza miktarı;
Temel Ceza Tayini : 3 yıl
TCK 43(1/4, +9 AY) : 3 yıl 9 ay
TCK 62(1/6, -7,5 AY) : 3 yıl 2 ay 15 gün.
- Önemle belirtmek gerekir ki; savunma yapılmadığı ve/veya beraat alınmadığı takdirde bu miktarlar sanığın alacağı en az ceza miktarlarını belirtmektedir. En az ceza miktarından yola çıkarak infaz hesaplaması yapıldığı takdirde;
Sanığa verilen ceza 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıdır.
Sanığa verilen cezadan koşullu salıverilme süresi (şartla tahliye) çıkarıldığında YATARI: 1 YIL 6 AY 25 GÜN HAPİS cezasıdır.
Sonuç ceza 1 yıldan fazla olduğundan 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi gereğince Sanık denetimli serbestlikten doğrudan yararlanamaz.
Sanık 0 YIL 6 AY 25 GÜN HAPİS cezasını ceza infaz kurumunda çektikten sonra denetimli serbestlikten yararlandırılarak serbest bırakılır.
Sanığa verilen ceza 3 yıldan fazla ve 10 yıldan az olduğundan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesindeki ‘cezaları on yıldan az olanlar bir ayını kapalı kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olma ve koşullu salıverilme tarihine 7 yıldan az süre kalması’ şartı gereğince; 1 ay kapalı ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra açık ceza infaz kurumuna alınır.
- Önemle belirtmek gerekir ki BU HESAPLAMA SUÇ TARİHİNİN 30/03/2020 TARİHİNDEN SONRA KABUL EDİLDİĞİ DURUMLARI KAPSAR.
NOT 1: 5275 Sayılı Kanunun Geçici 9. maddesi gereğince toplam hapis cezası on yıldan az olup bir ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçiren ve iyi hâlli olan hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalması hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu fıkra hükmü 31/12/2020 tarihine kadar geçerlidir.
NOT 2: 5275 Sayılı Kanunun Geçici 9. maddesi gereğince, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/01/2021 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere üç kez -31/07/2021 tarihine kadar- uzatılabilir.
VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda yukarıda yer alan bilgi büyük bir önem taşımaktadır. Bu noktadan hareketle VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı hükümleri için Anbe Hukuk web sitesini inceleyebilirsiniz.
Bir diğer ihtimal olarak;
- SUÇ TARİHİNİN 30/03/2020 TARİHİNDEN ÖNCE HESAPLANDIĞI HALDİR.
Sanığa verilen ceza 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıdır. Sanığa verilen cezadan koşullu salıverilme süresi (şartla tahliye) çıkarıldığında YATARI: 1 YIL 6 AY 25 GÜN HAPİS cezasıdır.
Sonuç ceza 3 yıl veya daha az süreli olduğundan 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi gereğince Sanık denetimli serbestlikten yararlanır.
NOT 1: 5275 Sayılı Kanunun Geçici 9. maddesi gereğince toplam hapis cezası on yıldan az olup bir ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçiren ve iyi hâlli olan hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalması hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu fıkra hükmü 31/12/2020 tarihine kadar geçerlidir. VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda bu nokta oldukça önemlidir.
NOT 2: 5275 Sayılı Kanunun Geçici 9. maddesi gereğince, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/01/2021 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere üç kez -31/07/2021 tarihine kadar- uzatılabilir. Bu noktada diğerlerinde olduğu gibi VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda büyük bir önem taşır.
- YANİ 2020 TAKVİM YILINA İLİŞKİN ÇOK CİDDİ SAVUNMALAR YAPILDIĞI ve SUÇ TARİHİ OLARAK 20/03/2020 DEN ÖNCE KABUL ALINDIĞI DURUMLARDA, İNFAZ REJİMİ AÇISINDAN OLDUKÇA AVANTAJLI BİR HAL SÖZ KONUSUDUR.
- ELDEKİ BİLGİLERLE YAPILAN DEĞERLENDİRME BU ŞEKİLDEDİR. ANCAK SANIĞIN FARKLI İNCELEMELERDEN HEM DÜZENLEYİCİ HEM DE KULLANICI OLDUĞU İDDİA EDİLİRSE YA DA FARKLI ŞİRKETLER ÜZERİNDEN ATILI SUÇU İŞLEDİĞİ İDDİA EDİLİRSE YARGILAMA BOYUTU TAMAMEN DEĞİŞECEKTİR.
VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı konusunda sizler için detaylı bilgileri derledik. Bu bağlamda hukuki işlemler konusunda ve özellikle VUK 359 Kapsamında Ceza İnfazı noktasında ilerleme sağlamak için web sitemizi yakından inceleyebilirsiniz. Vergi incelemesinde haklarınız konulu makalemizi okumak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Alpaslan ARSLAN
Avukat-SMMM
